Kader Torbası
Kader torbasına elim uzattım Tecelli kâğıdım karalı çıktı Ömür defterine bir yol göz attım Dertlerim içinde sıralı çıktı
Uğradığım pınar baştan kuruyor Kader lamba yakmış beni arıyor Kime iylik etsem bir taş vuruyor Dostum düşman oldu ileri çıktı
Kader beni kaptan kaba aktardı Kosa* idi bu dert bana yeterdi Evvel bağımızda bülbül öterdi Şimdi baykuş kondu haralı çıktı
Al’İzzet’i böyle kader ne yapsın Böyle gelmiş böyle gider ne yapsın Hasta can veriyor doktor ne yapsın Ciğer parça parça yaralı çıktı
Muradın Alsın
Şu sazıma bir düzen ver Teller de muradın alsın Gel beni bir tenhada gör Diller de muradın alsın
Elinden tutup gezelim Harman döşe gül dizelim Kalem ver adın yazalım Eller de muradın alsın
Uğra bir gün bizim köye Sana bakam doya doya Dağ ceylanı in ovaya Çöller de muradın alsın
Kehribar benler gerdana Düzen düzmüş tane tane Bazı bazı çık seyrana Yollar da muradın alsın
Ali İzzet görüşelim Bugün bayram barışalım Aç göğsünü sarışalım Kollar da muradın alsın
Gözlerin
Güzeller güzeli çarşıya çıkma Çok sağlar mezara sokar gözlerin Allah’ın seversen hışm ile bakma Korkarım cihanı yakar gözlerin
Avrupa düveli hep verse malın Kan dökerim yine vermem bir telin Sakın camilere uğratma yolun Çok namaz bozdurur çıkar gözlerin
Atatürk bakışlım ey kılıç kaşlım Altın top yanaklım bir hoş gülüşlüm Gümüş tepsi döşlüm çiçek kokuşlum Yaz gülleri gibi bakar gözlerin
Ağ yüzüne kara benler ekilmiş Sanki gökten yere yıldız dökülmüş Al’İzzetî sorgulara çekilmiş İdamına ferman okur gözlerin
Kıskanırım (Mühür Gözlüm)
Mühür gözlüm seni elden Sakınırım kıskanırım Uçan kuştan esen yelden Sakınırım kıskanırım
Kavumundan akrabandan Kardeşinden öz babandan Seni doğuran anandan Sakınırım kıskanırım
Beşikte yatan kuzundan Hem oğlundan hem kuzundan Ben seni senin gözünden Sakınırım kıskanırım
Havadaki turnalardan Su içtiğim kurnalardan Geyindiğim sırmalardan Sakınırım kıskanırım
Al'İzzeti ancalardan Elindeki goncalardan Yerdeki karıncalardan Sakınırım kıskanırım
Aşkın Polisleri
Aşkın polisleri tuttu yakamı Ne alır canımı ne de el çeker O zalim yar benden kesti selâmı Ne bir mektup yazar ne de tel çeker
Girdi dil şehrine sevda taburu Can yurduna hücum etti her biri Keder denizinde umut vapuru Ne batar kurtulur ne de yol çeker
Feleğinen geçinmiyor İzzetî Çirkin huyları var kötü âdeti Şu bendeki derdi ahı feryadı Ne dağ taş götürür ne de kul çeker
Güzeldir
Güzele bakması çok sevap derler Güzellere güzel bakmak güzeldir Güzel yar sevenler cennetlik olur Güzelinen yola gitmek güzeldir
Güzelin gün doğar güzel kaşında Güzelin inci var güzel dişinde Güzelinen güzel masa başında Güzel güzel lokma yemek güzeldir
Güzelinen güzel gezmek ne güzel Güzel adın güzel yazmak ne güzel Güzelinen bade süzmek ne güzel Güzelin elinden öpmek güzeldir
Güzelin nur damlar yanaklarından Güzelin bal akar dudaklarından Güzelin güzel tut parmaklarından Güzellere hizmet etmek güzeldir
Güzellere bakan gözler ağrımaz Güzel seven ölür ama çürümez Ali İzzet güzellerden farımaz Güzelleri candan sevmek güzeldir |