1 Âşık-ı didar Allah Allah de Dağıtsın keder Allah Allah de
Olasın makbul Sıdk ile kul ol Şakı bülbül ol Allah Allah de
Pahıllık etme Kem yola gitme Hergiz unutma Allah Allah de
Eyleme teftiş Aşkından yan piş Kapısına düş Allah Allah de
Artır virdini Terk et yurdunu Söyle derdini Allah Allah de
Dağ ile taşta Kuruda yaşta Çağır her işte Allah Allah de
Olma utanık Olasın tanık Uyu uyanık Allah Allah de
Zikret RUHSATî Artır firkati Bulun cenneti Allah Allah de
2 Yedi kat yer gök âlem kuruldu bismillah ile Cümle eşyaya destur verildi Bismillah ile Besmelenin (Be) sinin noktasıyım dedi Ali Putperest Lat ü Uzza kırıldı Bismillah ile
Yaz deyi emretti kalem yazdı Bismillah’ı pes (Mim) harfinden hem Muhammed Mustafa’dan geldi ses Şakkoldu kalem yarıldı almadı hiç bir nefes Baştanbaşa bu cihan nur oldu Bismillah ile
Cennet’te dört ırmak akar dört müminin özünden Besmeleyle devam eden nuş ederler özünden Melekler raksa gelirler besmele avazından Sekiz Cennet’te zeyn olup doldu Bismillah ile
Besmeleyle niyyet eyle evvelinden her işin Evvel ahır hayra döner kalmasın hiç teşvişin Selâmetle necat bulur darda kaldıysa başın İsmail taş vurdu şeytan kör oldu Bismillah’la
Bihamdillah yerin aldı nere atsam her taşım Ne tarika yettiğimi fark edemez sırdaşım Besmeleyle devam ede ede gözüm kardaşım RUHSATî’ye bu âşıklık verildi Bismillah ile
3 On birinde bir güzele hizmetim Yeni açmış has bahçede gül gibi On ikide henüz gelmiş baharı Akar gider boz bulanık sel gibi
On üçünde ebru zülfü top durur Aklı fikri temelinden kopturur On dördünde yanağından öptürür Dili şeker dudakları bal gibi
On beşinde çilesini doldurur On altıda kendisini bildirir On yedide maşukunu öldürür Göz ucuyla bakar gider yel gibi
On sekizde gördüğünü şaşırmaz On dokuzda döktüğünü döşürmez Yiğirmide aklın derer taşırmaz Sahip olur her yanına mal gibi
Yirmi beşte döner yüceden gider Otuzunda dört etrafın denk eder Otuz beşte yavaş yavaş kan gider Kırk yaşında geçmez olur pul gibi
Kırk beşinde kızıl düşer gülüne Ellisinde yokuş gelir yoluna Elli beşte bak dünyanın haline Tozar gayri sermayesiz kül gibi
Altmışında duvarlara yan gelir Altmış beşte gözlerinden kan gelir Yetmişinde umut etme can gelir Tekne taşır teneşirde sal gibi
Yetmiş beşte söyler söyler usanmaz Sekseninde her ne etse utanmaz Seksen beşte yatar gayri uyanmaz Ne söylersen haber vermez lal gibi
Doksanında hazır eyle bezini Doksan beşte kimse çekmez nazını Yüz yaşında teslim eder özünü 1 Ey RUHSATî felek yine dul gibi
4 Ben arifim diye sürme meydana Bir tenhada irfanına iyce bak Âlem bu ya senden kâmil bulunur Teraziyle dört yanına iyce bak
Bazı ahmak sözün bilmez tutulur Nohut gibi her mancaya katılır Kâmil meclisinde gevher satılır Cilâ gelir imanıma iyce bek
Cahil meclisinde satma güheri Ne bilsin kadrini beyni serseri Bir münasip söz bul kapat defteri Mukayyet ol lisanına iyce bak
Azıcık söylersen olursun rahat Boş durma kalbinden getir salâvat Ki sende var ise din ü diyanet İstikamet erkânına iyce bak
Kimisi söylerken vurur kafana Ne kisbine2 fayda ne de safana Durma savuş sarılmadan yakana Yüze güler düşmanına iyce bak
Kimi gıybet söyler kimisi yalan Demez ki imanım oluyor talan Hiç bulunmaz kendi aybını bilen Sen adam ol noksanına iyce sak
Kimi bir iftira çıkarır yoktan Ne nâstan utanır ne korkar Hak’tan Kimisi kendini düşürür tahttan Açık gezen şeytanına iyce bak
Kimi zarafetle işin bitirir Kimi ferasetle dinin yitirir Kimi yıkar ocağını batırır Emmi dayı gümanına iyce bak
Kimsenin aybına sen olma nazır Cümlenin Halik’ı her yerde hazır Belki meclisinde bulunur Hızır Kalp gözüyle dört yanına iyce bak
Eğerki bir zalim3 seni döverse Sükût eyle sakalına söverse Baktın ayağına bir taş değerse Sabreyleyip isyanına iyce bak
Etme bir kimseye sakın intizar Hakkını hak eder ol Perverdigâr Eğer bir kimseyle edersen pazar Arşınına4 mizanına iyce bak
Edepli ol edebini takın ha Cahil meclisine olma yakın ha Zamanenin nisasından sakın ha Kan akıtır bühtanına iyce bak
Kurtarayım dersen eğer serini Beş vakit namaza sarf et varını Kardeşine bile deme sırrını Kastederler öz canına iyce bak
İpeğini kara kıla katarlar Güherini az parayla satarlar Sonra seni pamuk gibi atarlar Ey RUHSATî zamanına iyce bak
5 Daha senden gayrı âşık mı yoktur Nedir bu telaşın ey deli gönül Hele düşün devr-i Adem’den beri Neler gelmiş geçmiş say deli gönül
Günde bir yol duman çöker serime Elim ermez gidem kisb ü kârime Kendi bildiğine doğrudur deme Gel iki adama uy deli gönül
Şu yalan dünyadan ümidini üz İnanmazsan bak kitaba yüz be yüz Hanen mezaristan malın bir top bez Daha doymadıysan doy deli gönül
Baktım iki kişi mezar eşiyor Gam kasavet geldi boydan aşıyor Çok yaşayan yüze kadar yaşıyor Gel de bu rüyayı yoy deli gönül
Birgün bindirirler ölüm atına Yarın iletirler Hakk’ın katına Topraklar susamış adam etine Hep ağzını açmış hey deli gönül
Mevlâ’m kanat vermiş uçamıyorsun Bu nefsin elinden kaçamıyorsun RUHSATÎ dünyadan geçemiyorsun Topraklar başına vay deli gönül
6 Yine bahar geldi bülbül sesinden Seda verip seslendin mi yaylalar Çevre yanın lale sümbül bürümüş Gelin olup süslendin mi yaylalar
Yedi veren dağlar nasıl düzenmiş Sarıçiçek elvan elvan bezenmiş Yoktan var eyleyen nasıl özenmiş Boynun eğip dos(t)landın mı yaylalar
Gözyaşlarım sel olmuş da çağlıyor Kömür gözlüm karaları bağlıyor Bülbül gelmiş gül dalında ağlıyor Deli idin uslandın mı yaylalar
Zülüfler perişan kâküller deste Ah ne yapayım ki gönlüm şikeste Daha benden gayri kalmadı yasta Derdim çekip pos(t)landın mı yaylalar
Sefil sümbül boynun eğmiş bakıyor Sarıçiçek amber olmuş kokuyor Senin bu hasretin beni yakıyor Al giyinip feslendin mi yaylalar
Gül açılmış koku katıyor yıldan Okusam da anlamıyor bin dilden Çekeyim derdini ne gelir elden Eğip boynun dos(t)landın mı yaylalar
Ben de senin gibi ersem murada Neyleyim ki elimde yok irade RUHSATÎ’yim gam yüklerim kirada Beni görüp yaslandın mı yaylalar
7 Zenginin züğürdün vasfın edeyim Züğürt nere varsa han da bulamaz Zengine baklava börek çekilir Züğürt arpa darı nan da bulamaz
Zenginin yoluna çıkarlar karşı Aralıkta kalır züğürdün başı Zenginler giyerler kutnu kumaşı Züğürt bacağına don da bulamaz
Zenginin yoluna olurlar türap Züğürt nere varsa her işi harap Zenginler giyerler kundura çorap Züğürt ayağına gön de bulamaz
Zenginin faytonu dağlardan aşar Züğürt düz ovada yolundan şaşar Zenginin helvası bal ile pişer Züğürt herlesine un da bulamaz
Zenginin iki üç kat olur damı Gece şule vermez züğürdün mumu Kızılırmak gibi zenginin demi Züğürt damarında kan da bulamaz
Zengin nere varsa ırahat olur Züğürdün her işi kabahat olu Zenginin kefeni dokuz kat olur Züğürt kefenine yen de bulamaz
RUHSAT bu güftarı yazar bitirir Züğürdün vasfını yazar bitirir Zengin zemheri de terler oturur Züğürt ağustosta gün de bulamaz |